Sahih-i Buhârî Güvenilir Mi? Bir Genç İzmirli’nin Gözünden
İzmir’de bir kafe, bir elinde kahve, diğerinde telefon, kafası hala bir önceki geceki dertlerde. Bugün, kafamda birkaç soru var; “Sahih-i Buhârî güvenilir mi?” sorusu da bu listeye dâhil. Ama nasıl sorulur bu soru? Hani “sahi, çok ciddi bir şey mi?” dedirtecek kadar önemli mi? Ciddiyetimi, sabah kahvemi içene kadar daha iyi anlayacağım sanırım.
Bugün konumuz biraz farklı, ama aynı zamanda fazlasıyla eğlenceli. Sahih-i Buhârî, İslam dünyasında çok saygın bir hadîs külliyatıdır. Ama onun güvenilirliği… İşte burada işler karışıyor. Hani, bazen “Google amca”ya sorarsınız, “Yok, bu işin özü güvenilir mi?” diye. Sonra bir bakarsınız ki herkes bir görüş veriyor, ama hiç kimse tam olarak net değil. Ben de tam bu noktadayım; bir yanda felsefi bir sorgulama, diğer yanda kahve molası.
Kahve, Cevap ve Fazlası
Ben: “Sahih-i Buhârî güvenilir mi?”
Arkadaşım: “Hı? Buhârî mi? O işte hadis kitaplarından biri değil mi? Yani kesin güvenilir olması lazım…”
Ben: “Haa, evet, aslında hep güvenilir deniyor ama tam olarak kimden duydum ya da okudum diye sorarsak, kimse söyleyemiyor. Hadi bakalım.”
Bu konuşma, bir yandan komik, bir yandan da düşündürücü. Sahih-i Buhârî’yi araştırırken aslında çok büyük bir soruyla karşılaşıyoruz: Gerçekten güvenilir mi? Bu soruyu, biraz daha hayatın içinden eğlenceli bir dille incelemeye karar verdim. Hadi başlayalım.
Sahih-i Buhârî Nedir? Bir Flaşback
Buhârî, İslam’ın en önemli hadis kitaplarından birine sahip. Hadis, peygamber Efendimizin sözleri, davranışları ve onayladığı şeylerle ilgili bilgilerdir. Peki, Sahih-i Buhârî’nin diğerlerinden farkı nedir? O, hadislerin en güveniliri olarak kabul edilir. Ancak “güvenilirlik” kavramı zaman zaman tartışmaya açılabilir, tıpkı hangi pizza restoranının “gerçekten iyi” olduğu gibi.
Bir arkadaşım geçenlerde “Buhârî güvenilir ama…” demişti. “Ama ne?” diye sordum tabii. “İşte, her şeyde bir ama vardır, değil mi?”
İç ses: “Evet, her şeyde bir ‘ama’ vardır, çünkü insan önce güven duyar, sonra neye güveneceğini sorgular!”
Bunu söyledikten sonra bir de pizza siparişi verdik tabii, çünkü konu güvenlikten ziyade akşam yemeği… ama işin içine bu kadar girmeyeyim!
Elimde Kahve, Bilmecem Devam Ediyor
İzmir’de arkadaşlarla buluşmak hep eğlencelidir ama bazen sorular “ağır” olabilir. “Sahih-i Buhârî güvenilir mi?” sorusu, aslında hayatın sorgulanabilir yanları hakkında da bir şeyler fısıldar. Çünkü her şeyin en mükemmeline ulaşmak… işte bu sorunun cevabı da orada gizli. En mükemmel, gerçekçi, güvenilir olan şeyleri sorgularken insan aslında kendi güvenilirliğini de sorguluyor. Sahih-i Buhârî güvenilir mi sorusu da tam olarak böyle bir soru.
Ben: “Buhârî tam olarak güvenilir mi, buna karar vermek için öncelikle ona ‘bunu kim söyledi?’ diye bakmak gerek.”
Arkadaşım: “Hah, işte seni buldum, senin sorunun kaynağında şüphe var!”
Ben: “Evet, şüphe bazen gereklidir. Ama korkma, sadece her şeyin ardında bir şeyler arıyorum!”
Bir de şöyle bir gerçek var; güvenilirlik deyince her şeyin zamanla değişebileceğini unutmamalıyız. Sahih-i Buhârî, çok uzun yıllar önce yazılmış bir eser. O zamanın şartlarında doğru kabul edilen bir şeyin, bugün tam olarak doğru kabul edilip edilmediği, elbette tartışılabilir.
Kafede Sohbet, Sohbette Hadis
Bir de bazen şöyle oluyor: Konu Sahih-i Buhârî değil ama insanlar konuştukça hep hadis kitaplarına, Peygamber Efendimizin hayatına gelir. Arkadaşım, “Buhârî’nin hadisleri güvenilir mi?” sorusuna şöyle bir cevap verdi: “Evet ama her zaman yüzde yüz güvenemezsin. Tıpkı hayatta her şeye yüzde yüz güvenemediğin gibi.”
İç ses: “Evet, belki de hayatta hiç bir şeye yüzde yüz güvenmemek lazım. Çünkü o zaman her şey dondurulmuş pizza gibi olur!”
O noktada aklıma geldi; hayatın her aşamasında, her öğüdü sorgulamak gerekir. Gerçekten güvenmek ne demek? Yani, bu kadar güvenli bir şey bulmak mümkün mü? “Buhârî güvenilir mi?” sorusunu, hayatın daha büyük sorgulamalarıyla bağdaştırmaya başladım.
Güvenilirlik Meselesi: Kalp ve Zihin
Güvenilirlik, sahih olmak, sağlam olmak, doğru olmak… Hep bunlar söyleniyor ama bazen içimde bir ses diyor ki: “Tamam, bu kadar ‘doğru’ olmasının bir nedeni olmalı.” Ama bir şey var ki, hiçbir şeyin kesinlikle doğru olduğunu iddia edemem. Yani, insanın yaptığı bir şeyin doğru ya da yanlış olduğunu sadece o anki perspektife göre değerlendirebilirsin. Aynı şey, Sahih-i Buhârî için de geçerli.
Mesela, bir arkadaşım bana şöyle dedi: “Buhârî çok güvenilir, sana neden güvenmediğini düşündürten bir şey var mı?”
Ben: “Ya, tam olarak güvenmiyorum demek istemiyorum. Ama bu kadar hassas bir konuda, insan yine de bir soru işareti bırakır, değil mi?”
İç ses: “Kesinlikle! En güvenilir şey bile bazen seni bir sorgulama noktasına getirebilir.”
Sonuçta, her şeyin mutlak doğru olup olmadığı sorusu, insanların mantıklı bir şekilde sorgulama yeteneklerini de geliştirmelerine yardımcı olur. Yani, Sahih-i Buhârî’yi sorgulamak, aslında düşünme pratiği yapmanın bir yolu.
Sahih-i Buhârî’nin Güvenilirliği: Sonuçta Ne Oluyor?
İzmir’in sıcak akşamlarında, arkadaşlarla yapılan sohbetin sonunda, “Sahih-i Buhârî güvenilir mi?” sorusunun cevabını bir kez daha bulamıyorum. Ama bunun yerine şunu fark ediyorum: Sorgulamak, her zaman öğrenmenin ve anlamanın anahtarıdır. Güven duyduğun bir şey bile zamanla sorgulanabilir. Zaten hayat, biraz da böyle değil mi?
Şunu söyleyebilirim: Sahih-i Buhârî, güvenilir bir hadis kitabıdır, ama her şeye rağmen sorularla birlikte daha anlamlıdır. Hatta güvenlik duygusunun gücünü sorgulamak bile, insana biraz daha derin düşünme fırsatı verir.
Bir kafede otururken, konu Sahih-i Buhârî’ye gelse de, hayatın ne kadar eğlenceli ve şaşırtıcı olabileceğini unutma. Çünkü sonunda, en güvenilir şey, insanın kendi düşündüğü, hissettiği ve sorguladığı şeydir.
—
Bunu yazarken hem düşündüm, hem de esprili bir şekilde “ne gerek var” dedim. Ama işte, aslında her şeyin güvenilirliğini sorgulamak, bir adım ileri gitmek demek. O yüzden, bir dahaki sefere Sahih-i Buhârî’ye bakarken, “Bunu doğru mu kabul etmeliyim?” demekten çekinme. Sorgulamak, akıl ve kalp işidir.