Isı Nasıl Oluşur? Giriş: Enerjinin Sessiz Yolculuğu İnsanlık tarihinin en eski keşiflerinden biri, ateşin kıvılcımlanmasıyla başlayan ısı deneyimidir. Gözle görülen alevin, çıtırdayan odun parçalarının ardında yatan fiziksel süreçleri tahayyül etmekse çok daha yeni bir hikâyedir. Bizler, belki çocukken ellerimizi soba kenarına uzattığımızda hissettiğimiz sıcaklığın arkasındaki anlamı düşünmeden hareket ederiz. Oysa bu sıcaklık, bir dizi atomik hareketin, parçacık salınımlarının ve enerji aktarımının görünmez orkestrasyonudur. Bu yazıda, ısı nasıl oluşur sorusuna hem tarihsel hem de güncel bilgiler ışığında bakacak, akademik tartışmaların izini süreceğiz. Tarihsel Arka Plan: Ateşten Termodinamiğe Antik uygarlıklar için ısı, genellikle bir element ya da ruhsal enerji olarak algılanıyordu. Örneğin…
8 YorumEtiket: bir
Irmak Yapay Mı, Doğal Mı? Felsefi Bir İnceleme İnsanlık, doğanın her köşesinde, her doğal unsura kendi izini bırakmış ve bu izleri kendi bakış açılarıyla yeniden şekillendirmiştir. Bir nehir, bir ırmak, doğal mı yoksa yapay mı diye sorgulandığında, bu basit görünen soru, aslında derin bir felsefi sorunun kapılarını aralar. Irmaklar, doğanın bizlere sunduğu muazzam yapılar mıdır, yoksa insanların müdahalesiyle şekillenen ve yaratılan yapılar mı? Bu yazıda, ırmakların yapay mı yoksa doğal mı olduğu sorusunu etik, epistemolojik ve ontolojik bir bakış açısıyla tartışacağız. Etik Perspektif: Doğal ve Yapay Arasındaki Sınır Etik, doğru ve yanlış arasındaki ilişkileri, değerleri ve sorumlulukları sorgular. Irmakların doğal…
8 YorumAyın Şekli Yuvarlak Mı? Edebiyatın Işığında Bir Yansıma Kelimenin gücü, düşüncelerimizi şekillendiren, duygularımızı harekete geçiren ve gerçeklik algımızı dönüştüren bir kaynaktır. Edebiyat, bu gücü en etkili şekilde kullanarak, bazen basit bir soru üzerinden bile derin anlamlar ve evrensel temalar yaratabilir. “Ayın şekli yuvarlak mı?” gibi bir ifade, görünüşte basit ve sıradan bir gözlem olabilir, ancak edebiyatın merceğinden bakıldığında, bu soru insanın varoluşunu, hayal gücünü ve dünyaya bakışını sorgulayan bir anahtar haline gelir. Ay, her kültürde farklı anlamlar taşır. Geceyi aydınlatan, kadim mitolojilerde gizemli bir varlık olarak betimlenen bu gök cismi, insanlık tarihinin en eski edebiyat eserlerinden itibaren bir sembol olmuştur.…
8 YorumSigorta Parası Nasıl Alınır? Psikolojik Bir Perspektiften Yaklaşım İnsan davranışlarını çözümlemek, onun içsel dünyasına dair çok şey keşfetmek gibidir. Bazen basit bir hareket ya da karar, derin bir psikolojik motivasyonun ürünü olabilir. Sigorta parası almak gibi, oldukça sıradan bir işlem de, kişilerin düşünsel süreçlerini, duygusal tepkilerini ve toplumsal etkileşimlerini anlamak adına önemli bir pencere açar. Bir psikolog olarak, insanların bu tür işlemleri nasıl deneyimlediği, bilinçli ve bilinçsiz düzeyde ne tür psikolojik süreçlerden geçtiği her zaman ilgimi çekmiştir. Sigorta parası almak, yalnızca bürokratik bir işlem değil, aynı zamanda duygusal bir süreçtir; başvuru yapmak, beklenti içinde olmak, ve sonunda yardım almak, her…
6 Yorumİsviçre’ye Hangi Ay Gidilmeli? Zamanın İzinde Bir Yolculuk Zaman, bir ülkeyi gezmek için yalnızca bir takvim gününden ibaret değildir; zaman aynı zamanda bir atmosferin, bir ruh halinin, doğa ve insan birleşiminin titreşimidir. İnsanın bir yere ayak basışı, oranın yalnızca mekânıyla değil, zamanıyla da kurduğu ilişkidir. “İsviçre’ye hangi ay gidilmeli?” sorusu, aslında gezilecek ayın belirlenmesinden çok daha fazlasını içerir: doğayla ilişki kurma biçimizi, kültürel algımızı, kişisel motivasyonlarımızı da sorgular. Tarihsel Arka Plan: Seyahat Zamanının Evrimi İsviçre’nin turizm geçmişine baktığımızda, ilk büyük akımlar genellikle 19. yüzyılda, Alp dağlarının etkisiyle şekillenmişti. Zengin Avrupalılar için dağ havası, temiz su ve yükseklik bir sağlık alternatifi olarak…
6 Yorumİleti Yönetim Sistemi Ücretli Mi? Eğitim Perspektifinden Bir İnceleme Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Eğitimcinin Girişi Eğitim, insan hayatında yalnızca bilgi aktarmaktan çok daha fazlasını ifade eder. Öğrenme, bireyi dönüştürür, düşünce tarzını şekillendirir ve dünyaya bakış açısını derinleştirir. Her bir öğrenci, bilgiye farklı bir şekilde yaklaşır ve öğrenme süreçleri onların dünyada nasıl etkileşimde bulunacaklarını belirler. Eğitimciler olarak, bizlerin görevi, öğrencilere sadece bilgiyi sunmak değil, aynı zamanda bu bilgiyi nasıl etkin bir şekilde kullanacaklarını, sorular sorarak ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirerek öğrenmelerine yardımcı olmaktır. Bu bağlamda, dijital dünyadaki araçların rolü de gittikçe daha önemli hale gelmektedir. Teknoloji, eğitimi daha erişilebilir ve…
8 YorumWhatsApp Son Görülme Kapatılırsa Ne Olur? Dijital Mahremiyetin Yeni Sınırları Teknoloji, iletişim biçimlerimizi dönüştürürken, kişisel mahremiyet algımızı da yeniden tanımlıyor. WhatsApp’ın “son görülme” özelliği, dijital çağın en küçük ama en tartışmalı göstergelerinden biri haline geldi. Birinin en son ne zaman çevrimiçi olduğunu görmek, modern ilişkilerde şeffaflığın ya da gizliliğin sembolüne dönüştü. Peki, bu özellik kapatıldığında ne olur? Yalnızca bir ayar mı değişir, yoksa bireyler arası iletişimin dinamikleri de mi sarsılır? Tarihsel Arka Plan: Görünürlükten Mahremiyete İletişim tarihine bakıldığında, “ulaşılabilir olma” kavramı hep toplumsal ilişkilerin merkezinde yer aldı. 20. yüzyılın başında telefon icat edildiğinde, biriyle konuşabilmek onun fiziksel varlığına erişim anlamına…
2 Yorumİnsanın İçsel Konuşması: Psikolojik Bir Bakışla “Vaiz” Kavramı Bir psikolog olarak insan davranışlarını gözlemlerken, her sözcüğün aslında bir duygunun, bir bilişsel sürecin yansıması olduğunu fark ederim. “Vaiz” kelimesi de bunlardan biridir. Yüzeyde bir din görevlisini, nasihat eden kişiyi tanımlar. Ancak derine inildiğinde, vaiz aslında insanın iç dünyasındaki ahlaki sesin, vicdani rehberin ve anlam arayışının sembolüdür. Bu yazıda, “vaiz” kavramını bir psikolojik mercekten inceleyecek; bireyin bilişsel, duygusal ve sosyal yönleriyle nasıl ilişkilendiğini analiz edeceğiz. Vaiz Kavramının Psikolojik Temelleri “Vaiz”, sadece dışsal bir figür değildir; insanın içindeki “içsel sesin” dışa yansımış hâlidir. Birey, yaşamında rehberlik eden bir figüre ihtiyaç duyar. Bu, psikolojide…
2 YorumEkonominin Görünmeyen Dengesi: Subjektif ve Objektif Arasındaki İnce Çizgi Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada, her ekonomik karar bir tercihi, her tercih ise bir sonucu doğurur. Bir ekonomist olarak sık sık düşünürüm: “İnsan neden böyle karar verir?” Bu sorunun cevabı yalnızca rakamlarda ya da tabloda gizli değildir; aynı zamanda insanın değerlerinde, algılarında ve beklentilerinde saklıdır. Ekonomi yalnızca sayılardan ibaret değildir; bir davranış bilimidir. Bu noktada, subjektif (öznel) ve objektif (nesnel) bakış açıları ekonominin hem mikro hem makro düzeyde nasıl işlediğini anlamak için temel kavramlardır. Subjektif ve Objektif Ne Demek? Ekonomide “subjektif” kavramı, bireylerin kişisel yargılarına, inançlarına ve tercihlerine dayalı değerlendirmeleri ifade…
2 YorumKamu Yönetimi Bölümünde Hangi Dersler Var? Bilimsel Merakla Başlayan Bir Akademik Yolculuk Hiç merak ettiniz mi, bir kamu yöneticisi olmak için neleri bilmek gerekir? Devletin nasıl işlediğini, toplumun ihtiyaçlarını nasıl analiz edeceğinizi, kriz anlarında hangi adımları atmanız gerektiğini… Tüm bunlar tesadüflerle değil, sistemli ve disiplinli bir eğitimle mümkün olur. Kamu Yönetimi bölümü de tam olarak bu yüzden, sosyal bilimlerin en zengin ve çok boyutlu alanlarından biridir. Gelin, bu bölümde sizi hangi derslerin beklediğini hem bilimsel hem de anlaşılır bir dille birlikte keşfedelim. Temeller: Kamu Yönetiminin Omurgasını Oluşturan Dersler Kamu Yönetimi lisans eğitimi genellikle 4 yıl sürer ve her yıl belirli…
2 Yorum